Eskişehir’in Sümer Mahallesi’nde bir zincir marketten alışveriş yapan vatandaşın yaşadığı “bozuk et” vakası, şehirdeki hayvancılık ve gıda güvenliği zincirinin ne kadar kopuk olduğunu bir kez daha gözler önüne serdi. Ramazan ayının manevi ikliminde, iki paket kuzu kaburga için 1.400 TL ödeyen vatandaş, paketleri açtığında “leş gibi” bir kokuyla karşılaştı. Market çalışanlarının umursamaz tavrı ise skandalın üzerine tuz biber ekti.
Sözler Başka, Gerçekler Başka: Mezbaha Nerede?
Seçim öncesinde “Modern bir mezbaha açacağız, ilçelere mobil mezbaha hizmeti götüreceğiz” diyerek üreticiye ve tüketiciye umut veren Ayşe Ünlüce yönetimi, aradan geçen sürede bu hayati projeyi adeta unuttu.
-
Büyük Üretici Kaçıyor: Şehirde modern bir tesis olmadığı için büyük üreticiler hayvanlarını kestirmek üzere çevre illere gidiyor; bu da maliyetleri ve karbon ayak izini artırıyor.
-
Küçük Üretici Kaderine Terk Edildi: Kendi imkanlarıyla, uygun olmayan şartlarda kesim yapmak zorunda kalan küçük üretici ise hijyen ve denetim kıskacında boğuluyor.
HalkEt Marketleri “Vitrin” mi Kalıyor?
Mezbaha kurmak yerine 3 tane HalkEt marketi açarak “ucuz et” vaadinde bulunan belediye, geçtiğimiz günlerde bu marketlerde de zam yapmak zorunda kalmıştı. Şehrin kendi kesim altyapısı olmadığı sürece, dışarıya bağımlı bir sistemle ne fiyat istikrarı sağlanabiliyor ne de raflardaki etin kalitesi garanti altına alınabiliyor. Vatandaşın mutfağına giren etin denetimi, sadece market kasasındaki personelin insafına bırakılmış durumda.
“Ben Yaptım Oldu” Zihniyetinin Bedeli: Halkın Sağlığı!
Vatandaşın isyanı sadece markete değil, bu denetimsizliğe yol açan yönetim anlayışına:
“Ramazan günü böyle bozuk bir etin paketlenip rafa konulmuş olması kabul edilemez. Personel kokuyu kabul ediyor ama özür bile dilemiyor, para iadesi yapmıyor!”
Eskişehir halkı, süslü “HalkEt” tabelaları veya ayın bir günü yapılan sembolik indirimleri değil; verdiği sözün arkasında duran, modern mezbahasını kurmuş ve gıda denetimini ciddiyetle yapan bir belediyecilik bekliyor. Aksi takdirde, raflardaki kokuşmuş etler, yerel yönetimin gıda politikasının bir özeti olarak kalmaya devam edecek.
