1. Haberler
  2. Eğitim
  3. Hukuk ve psikoloji perspektifinden kadın: Eşitsizlik derin, mücadele sürüyor

Hukuk ve psikoloji perspektifinden kadın: Eşitsizlik derin, mücadele sürüyor

featured
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Anadolu Üniversitesi Hukuk Akademisi Kulübü tarafından düzenlenen “Hukuk ve Psikoloji Bağlamında Kadın” konulu seminer, Hukuk Fakültesi Seminer Salonu’nda gerçekleştirildi. 8 Mart Dünya Kadınlar Günü kapsamında düzenlenen etkinlik, saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın ardından başladı. Seminere Hukuk Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mesut Aygün, İletişim Bilimleri Fakültesi Yeni Medya ve İletişim Bölümü öğretim üyesi Doç. Dr. Aysel Kayaoğlu, Hukuk Fakültesi Kamu Hukuku Bölümü öğretim üyesi Dr. Öğr. Üyesi Kıvılcım Turanlı Keskin ve Eskişehir Barosu’ndan Av. Büşra Karadan konuşmacı olarak katıldı.

Prof. Dr. Aygün: “Türkiye’nin karnesi bu konuda oldukça vahim”

Seminerin açılış konuşmasını gerçekleştiren Hukuk Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mesut Aygün, kadın cinayetleri ve şüpheli kadın ölümlerine dikkat çekerek şu değerlendirmelerde bulundu: “Dünya Emekçi Kadınlar Günü kapsamında ilk etkinliğimizi gerçekleştiriyoruz. Kadın cinayetleri ve şüpheli kadın ölümleri konusunda istatistikler ortada ve tablo ne yazık ki iç açıcı değil. Bu konunun yalnızca belirli günlerde gündeme getirilmesi ve spesifik çözümler üretilmemesi sorunun çözümünü zorlaştırıyor. Tüm paydaşların ciddiyetle ele alacağı çözüm mekanizmalarıyla bu sorunun üstesinden gelinebileceğini düşünüyorum.”

Dr. Öğr. Üyesi Turanlı Keskin: “Kadın emeği görünmeyen bir ekonomik güç”

Konuşmasında kadın emeğinin tarihsel gelişimine değinen Dr. Öğr. Üyesi Kıvılcım Turanlı Keskin, kadınların tarih boyunca verdikleri hak mücadelesine dikkat çekti. Keskin, kadınların ilk taleplerinin “eşit işe eşit ücret” olduğunu, daha sonra oy hakkı mücadelesinin gündeme geldiğini ifade ederek şu değerlendirmede bulundu: “1970’lerde ikinci dalga feminist hareketlerin etkisiyle kadının emeği yeniden tartışılmaya başlandı. Bu süreçte ücretli emek ve ücretsiz emek kavramları öne çıktı. Kadınlar hem iş hayatında yer alıyor hem de ev içindeki görünmeyen emeği üstleniyor. Yapılan araştırmalar, kadınların ev işlerine erkeklerden ortalama üç buçuk saat daha fazla zaman ayırdığını gösteriyor. Bu görünmeyen emek, aslında ekonominin önemli bir parçasını oluşturuyor.” Keskin, kadınların dünya genelinde aynı işi yapmalarına rağmen erkeklere kıyasla daha düşük ücret alabildiğini ve üst pozisyonlara erişimde çeşitli engellerle karşılaşabildiğini belirtti.

Doç. Dr. Kayaoğlu: “Toplumsal cinsiyet eşitsizliği köklü bir sorundur”

Doç. Dr. Aysel Kayaoğlu ise konuyu sosyal psikoloji perspektifinden ele alarak toplumsal cinsiyet kalıplarının tarihsel kökenlerine değindi. Kayaoğlu, toplumsal cinsiyete dayalı kalıplaşmış yargıların insanlık tarihi kadar eski olduğunu ifade ederek şunları söyledi: “Toplumlar yüzyıllardır belirli cinsiyet rolleri üzerinden örgütlenmiştir. Ataerkillik, toplumsal eşitsizliklerin sürdüğü bir sistemdir ve bu sistemin meşrulaştırılması cinsiyetçilik ideolojisiyle mümkün olur. Yapılan araştırmalar cinsiyetçiliğin hem kadınlar hem de erkekler tarafından benimsenebileceğini gösteriyor. Ancak cinsiyetçilik esas olarak kadınlara yönelik bir ayrımcılık biçimidir.” Kayaoğlu ayrıca modern toplumlarda cinsiyetçi inançların fiziki görünüm, kişilik özellikleri, toplumsal roller ve meslekler gibi farklı alanlarda ortaya çıktığını belirtti.

Av. Karadan: “Eşitlik hukuki bir yükümlülüktür”

Eskişehir Barosu’ndan Av. Büşra Karadan ise konuşmasında kadın haklarının hukuk boyutuna değinerek kadın meselesinin toplumun gündeminden hiç düşmeyen bir konu olduğunu vurguladı. Karadan, kadın hakları mücadelesinin halen devam ettiğini belirterek şu ifadeleri kullandı: “Kadın dediğimizde çoğu zaman akla şiddet ve aile hukuku geliyor. Hâlâ yaşam hakkını konuşmaya çalışıyoruz. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre Türkiye nüfusunun yaklaşık yarısını kadınlar oluşturuyor ancak kadınların iş gücüne katılım oranı ortalama yüzde 32 civarında. Geri kalan büyük kısmı ise görünmeyen emek alanında yer alıyor.” sKaradan ayrıca 2002 yılında Medeni Kanun’da yapılan değişiklikle birlikte “edinilmiş mallara katılma rejimi”nin kabul edildiğini hatırlatarak, kadın haklarının önemli ölçüde toplumsal mücadeleler sonucunda kazanıldığını ifade etti.

Seminer, katılımcıların sorularının yanıtlanmasının ardından sona erdi.

Hukuk ve psikoloji perspektifinden kadın: Eşitsizlik derin, mücadele sürüyor
+ - 0

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir