Eskişehir Şehir Hastanesi’ne ateş şikayetiyle götürülen 8 aylık bebek hayatını kaybetti. Hastanenin ihmali olduğunu iddia eden acılı baba Oğuz Yurtalan, “Hastaneye sağlam giren çocuğumu öldürüp bana teslim ettiler. Otopsi raporunda, cesedin çürümeye başladığı yazıyordu” dedi.
İddiaya göre; diş çıkarttığı için ateşi yükselen 8 aylık Aslan Yurtalan, ailesi tarafından Eskişehir Osmangazi Üniversitesi (ESOGÜ) Tıp Fakültesi Hastanesi’ne götürüldü. Yazılan ateş düşürücü ve ağrı kesici ilaçları kullanan aile, bebeğin rahatsızlığının devam ettiğini görünce bu defa Eskişehir Şehir Hastanesi’ne müracaat etti. Doktor muayenesi akabinde minik Aslan’ın hastanede yatışı verildi. Kan tahlillerinde yüksek oranda bakteri çıktığı öne sürülen bebek, 13 Şubat 2026 tarihinde hayatını kaybetti. Bebeğin cenazesini aldıklarında cesedinin mosmor olduğunu, davul gibi şiştiğini ve çürümeye başladığını belirten acılı baba Oğuz Yurtalan, adli sürecin sonuna kadar takipçisi olacağını söyledi.
“Çocuğumun kalbinin durduğunu söylediler”
Olayı anlatan Oğuz Yurtalan, “8 aylık bir çocuğum vardı, her çocuk gibi dişleri çıkıyordu. İlk başta tıp fakültesine götürdüm. Dişi çıktığı için ateşin 37 dereceye kadar yükseldiğini gördük. Fakültede ağrı kesici verdiler. Bir gün sonra baktığımızda çocuğumuzun ateşi hala yüksekti. Sonrasında şehir hastanesine gittik. Çocuğun ciğer enzimleri yükselmiş, ‘Ağrı kesici aldığı için bu çocuğu 24 saat müşahede altında tutalım. Ondan sonra çıkar, gidersiniz’ dediler. Çocuğumu şehir hastanesinin 4’üncü katındaki çocuk bölümüne yatırdım. Gece içime bir acı çöktü. Çocuğuma ağrı kesici vermediler, hiçbir şey yoktu. Çocuğuma hiçbir şey yapılmadı, sadece gözetim altındaydı. Gece oraya gittiğimde çocuğum mosmordu. Hemen koştum, ‘Doktor, yetiş. Çocuğum ölüyor, ne oluyor?’ dedim. O da, ‘Ben doktoru çağırayım’ dedi. Bir tane doktor geldi, ‘Ya ben çocuğunuzu ilk defa gördüm’ dedi. ‘Hocam 2 gündür yatan bir çocuğu nasıl yeni görürsünüz siz’ dedim. ‘Bu çocuk ölüyor, hemen yoğun bakım almamız lazım’ dedi. Orada hemen bir şeyler taktılar, çocuğuma bir şeyler verdiler çocuğuma. Aşağı yoğun bakıma indikten 15-20 dakika sonra, ‘Çocuğunuzun kalbi durdu’ dediler. ‘Hocam, kalbi durması için benim çocuğumun rahatsızlığı yok. Gelişimde problem yok, her şey tamam. Sadece diş çıkarıyor’ dedim. Bu yaklaşık yarım saat arayla, kalp masajlarıyla 10 defadan fazla oldu. Saat 10 civarı gördüğümde çocuğum baygın vaziyette yatıyordu ama bayağı bir şeyler takmışlardı” şeklinde konuştu.
“Son gördüğümüzde çocuğum ölmüş, morarmış, çürüme aşamasına gelmişti”
Yurtalan, sözlerinin devamında, “Çocuğuma 2 ünite kan vereceklerini söylediler. Bu çocuk cerrahi bir olaya girmedi, yani kan kaybı olmadı. Bize o süre zarfında çocuğumu hiç göstermediler. Akşam 7’de gördüğümde çocuğumuz morarmış, gerçekten ölmüş. Yani bildiğiniz çürüme aşamasına gelmiş çocuğum. ‘Artık yeter, bu çocuk ölmüş. Hocam niye zorluyorsunuz?’ dedim. ‘Biz bunu diyalize bağlayalım, kanını temizleyelim’ dediler. Çocuğum bildiğiniz şişmiş, davul gibi olmuş. Onlar bizi çıkarttıktan 15 dakika sonra, ‘Çocuğunuz öldü, vefat etti’ dediler ama o sürede bir sürü doktor girdi ve çıktı. ‘Hocam bu çocuğun neyi var?’ diyorum, ‘Bilmiyoruz, çocuk ölüyor’ diyorlar. Cerrahi giriyor, enfeksiyon, kalp ve damar bölümleri giriyor. Bütün doktorlar girdi ama hiç kimse ölüm sebebini söylemedi. Ölen çocuğumu bana akşam üzeri verdiler” ifadelerini kullandı.
“Sağlam giren çocuğumu öldürüp bana teslim ettiler”
Çocuğunun otopsisine gittiğini anlatan Yurtalan, şunları söyledi:
“Otopside doktor, ‘Çocuğun çok sağlıklı, ölmesi imkansız’ dedi. Bütün her şeyi dört dörtlüktü ama raporda çocuğun çürümeye başladığı yazıyordu. Yani benim çocuğum çok erkenden ölmüş, o kadar çok serum vermişler ki balon gibi olmuş. Bakıyorum otopsi raporuna, çocuğun idrar torbası bomboş. Çocuğumun gözleri yuvasından çıkmak üzereydi çocuğumun. Bana hiç kimse cevap vermedi. Sağlam giren çocuğumu öldürüp bana teslim ettiler. Kimse de bu çocuğun nasıl öldüğüne inanmıyor.”
Baba Oğuz Yurtalan, adli sürecin takipçisi olacağını ve başka ailelere umut olmak istediklerini söyleyerek, “Başka Aslan’lar ölmesin, ben onun için uğraşıyorum” dedi.
