Eskişehir’in en önemli hayvancılık merkezlerinden biri olan Beylikova’da, üreticinin adeta kanayan yarası haline gelen Beylikova Mezbahası için nihayet kollar sıvandı. Ancak bu “yenileme” müjdesi, aslında yerel yönetimin yıllardır süregelen bir ihmalinin ve üreticiyi içine ittiği mağduriyetin de tescili niteliğinde.
2014 yılında “Avrupa Birliği uyum yasaları ve hijyen” bahane edilerek kilit vurulan tesis, tam 12 yıl boyunca çürümeye terk edildi. Bu süre zarfında Beylikova ve çevre ilçelerdeki üreticiler, hayvanlarını kestirebilmek için kilometrelerce yol kat etmek, fahiş nakliye maliyetlerine katlanmak ve sıra beklemek zorunda bırakıldı. Bugün atılan imzalar, aslında 12 yıldır üreticinin cebinden çıkan fazladan paranın ve çekilen eziyetin gecikmiş bir itirafı olarak değerlendiriliyor.
“Yıllardır Neredeydiniz?”
Eskişehir Büyükşehir Belediyesi ve Beylikova Belediyesi’nin “iş birliği” olarak sunduğu yenileme çalışmaları, akıllara tek bir soruyu getiriyor: Bir mezbahayı hijyenik hale getirmek 12 yıl mı sürer? Uzun yıllardır atıl durumda bırakılan tesisin teknik altyapısının ancak şimdi güçlendirilmeye başlanması, bölge hayvancılığına verilen değerin de sorgulanmasına neden oluyor.
Seçim Beyanı Gibi Müjde: “İlk Kamu Mezbahası”
Belediye Başkanı Hakan Karabacak’ın “Eskişehir için önemli bir tesis olacak” sözleri, 12 yıldır mezbahasız bırakılan Eskişehir üreticisi için trajikomik bir anlam taşıyor. Yenilendiğinde “Eskişehir’in uzun yıllar sonra hizmete giren ilk kamu mezbahası” olma özelliğini taşıyacak olması, aslında yerel yönetimin kamu eliyle sunması gereken en temel hizmetlerde ne kadar geride kaldığının somut bir kanıtı.
Üreticinin Kaybı Telafi Edilecek mi?
Tesisin modern ve hijyenik olacağı vadediliyor; ancak 12 yıllık kapalılık süresince kaç üreticinin hayvancılığı bıraktığı, kaçının nakliye yollarında mağdur olduğu henüz hesaplanmış değil. Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce ve Hakan Karabacak’ın iş birliğiyle “en kısa sürede” açılacağı söylenen mezbahada, geçmişin zararlarının nasıl telafi edileceği ise merak konusu.
Eskişehir’de Etin “Görünmez” Maliyeti: Kapalı Mezbahalar ve Tutulmayan Sözler
Eskişehir’de et fiyatlarının neden el yaktığını anlamak için sadece döviz kuruna veya yem fiyatlarına bakmak yetmiyor. Şehrin yerel yönetim stratejisi, üreticiyi yüksek maliyetli bir labirentin içine hapsederken, faturayı son tahlilde Eskişehirli tüketici ödüyor.
İşte “kamu hizmeti” eksikliğinin mutfaktaki yangına olan etkileri ve yıllardır bekleyen yerel yönetim vaatleri üzerine bir analiz:
1. Mezbahasızlık: Üreticinin Sırtındaki Nakliye Kamburu
Beylikova örneğinde olduğu gibi, kamuya ait mezbahaların 12 yıl gibi sürelerle kapalı tutulması, et maliyetini doğrudan etkileyen bir zinciri tetikliyor:
-
Lojistik Maliyet: Beylikova veya Seyitgazi’deki üretici, hayvanını kestirmek için en yakın aktif tesise (çoğu zaman özel sektöre ait veya başka şehirdeki tesislere) gitmek zorunda kalıyor. Bu da canlı hayvan başına ciddi bir mazot ve nakliye maliyeti ekliyor.
-
Aracı Etkisi: Kamu mezbahası olmadığında üretici, kesim sırası ve fiyatlandırma konusunda özel tesislerin insafına kalıyor.
-
Fire ve Stres Faktörü: Uzun yolculuklar hayvanlarda canlı ağırlık kaybına (fire) neden olur, bu da karkas et verimini düşürerek birim maliyeti yukarı çeker.
2. Eskişehir’in “Hayalet” Projesi: Yeni Hal Binası
Eskişehir’de seçim dönemlerinin vazgeçilmez vaadi olan ama bir türlü temeli atılmayan “Modern Yaş Sebze, Meyve ve Et Hali”, kentin ticaret hacmini boğmaya devam ediyor.
-
Söz Verildi, Yapılmadı: Mevcut hal binasının yetersizliği, hijyen standartlarının düşüklüğü ve kapasite sorunu yıllardır biliniyor. Seçim kürsülerinden verilen “Türkiye’nin en modern halini yapacağız” vaatleri, 2026 yılına gelmemize rağmen hala bir “proje çizimi” veya “yer tahsisi” aşamasını geçemedi.
-
Depolama ve Soğuk Zincir Eksikliği: Modern bir hal binası, sadece meyve-sebze için değil, et ürünlerinin sağlıklı depolanması için de kritiktir. Uygun depolama alanı olmayınca ürünler hızla elden çıkarılmak zorunda kalıyor, bu da fiyat dalgalanmalarına (spekülasyona) zemin hazırlıyor.
3. Yanlış Politikanın Mutfaktaki Bilançosu
Mezbaha ve hal gibi stratejik yatırımların yapılmaması, Eskişehir’de etin “pahalı” olmasını sistemli bir hale getiriyor.
| Eksik Olan Hizmet | Ekonomik Sonucu | Tüketiciye Yansıması |
| Yerel Kamu Mezbahası | Nakliye ve komisyon maliyet artışı | Kıyma ve kuşbaşı fiyatına doğrudan zam |
| Modern Hal Binası | Lojistik tıkanıklık ve depolama sorunu | Arz-talep dengesizliği, suni fiyat artışı |
| Üretici Destek Ofisleri | Üreticinin yalnız kalması, sürünün azalması | Yerli et arzının düşmesi, dışa bağımlılık |
Sonuç: “Müjde” mi, “Özür” mü?
Bugün 12 yıl sonra Beylikova Mezbahası’nın açılıyor olması, bir başarı hikayesinden ziyade; Eskişehirli üreticinin 12 yıl boyunca neden yalnız bırakıldığının sorgulanması gereken bir durumdur. Hal binası gibi devasa projelerin ise hala rafta beklemesi, “Eskişehir vizyonu” ile sahadaki gerçeklerin ne kadar kopuk olduğunun en büyük kanıtıdır.
Vatandaş markette, üretici tarlada mağdur edilirken; belediyecilik hizmetinin “yol boyu çiçek dikmekten” ibaret olmadığı, asıl belediyeciliğin üretim zincirini ayakta tutacak altyapıyı (mezbaha, hal, soğuk hava deposu) kurmak olduğu artık anlaşılmalıdır.